Detaylı bilgi için neyine adresini inceleyebilirsiniz.
Karpuz tezgahı açan esnaf Mustafa Avcı, ürünlerini vatandaşın gelir durumuna göre sınıflandırdığını belirterek dikkat çeken ifadeler kullandı.
“Şu kısmı garibanlarımıza, fakirlerimize hem ikram ediyoruz hem yediriyoruz. Parası olmayanın da koltuğun altına veriyoruz götürüyor. Kısım kısım sınıflandırdık, fiyatları da normal. Asgari ücretliye de, ‘Senin paran yok. Gel şuradan Allah rızası için al götür’ diyoruz. Emekliye de ‘Sana bu emekli parası yetmiyor, bunlardan al, evine götür, çocuklarınla ye’ diyoruz, onlara da veriyoruz.

Memura gelince; memur fiyat sormuyor sıradan alıp gidiyor. Gariban da böyle bakıyor. ‘Gel, sen de bakma’ diyoruz koltuğuna bir tane kıstırıyoruz ve götürüyor. Akşam olduğunda millet karpuz alamadığında tezgahların altına dökülenleri poşetlere toplayıp götürüyor. Zenginler de onu görmüyor. Zengini zengin yapan fakir değil mi? Zengin ekmeğini yedirmez ama garibanın bir böreğini beş kişiyle oturup yersiniz.”
“5 LİRALIK MISIRA BİLE PAZARLIK VAR”
Pazardaki bir diğer esnaf Adem Yılmaz da vatandaşın alım gücündeki düşüşe dikkat çekti. Mısır fiyatları üzerinden yaşanan pazarlıkları şu sözlerle anlattı:
“Ben mısırları 5 liradan, 10 liradan ve 6 tanesi 100 liradan satıyorum. Halk beleş versen bir de ‘kaynat getir’ diyor, işin gerçeği. Demek ki ya bütçede bir şey var ya ‘pahalı’ diyor. 5 liralık mısır almak istiyor, ona da ‘İçi iyi değil’ diyor. Pazarlıksız hiç kimse almıyor. 5 liralık mısıra ‘2 lira vereyim , 3 lira vereyim’ diyor, biz de ‘Olmaz’ diyoruz. Kimisi bırakıp poşeti gidiyor. Böyle devam ediyor. Bizim burada 5 liraya sattığımız şey tarlada ya bir liradır, ya 50 kuruştur. Çiftçi her zaman bitik. Biz portakalı 3 liraya toptan veremedik mesela, herkes gördü. Çiftçinin sahibi yok çiftçinin tek sahibi Allah”

“VATANDAŞ YUMURTAYA PAHALI DİYOR”
70 yaşın üzerindeki esnaf Yaşar Sarıboğa ise geçinmek için pazarda çalıştığını belirterek fiyatlara gelen tepkileri şöyle anlattı:
“Buraya geliyorum, ufak tefek harçlığımı alıyorum, idare ediyorum. Yumurta tanesi 7 lira, vatandaş pahalı diyor, 5 liraya pazarlık yapıyorlar, ben de vermiyorum. Portakal şu anda 25 lira. ’20 liraya verirsen 10 kilo alacağım’ diyor. Bazısına veriyorum, bazısına da vermiyorum”

“SÜT ÜRÜNLERİ YİYEMEYİZ”
Pazarda alışveriş yapan emekli Mehmet Akıldı da yaşadığı geçim sıkıntısını şu sözlerle dile getirdi:
“Pazarda 50 liraya bir kilo patlıcan, 2 kilo da domates aldım. Peynir, süt, yumurta yok; onları yiyemeyiz, nerede yiyeceğim? En son nenem rahmetlik köyde bir keçi vardı onlarla yayık yayarlardı, o zaman yediğimi hatırlıyorum, başka zaman değil”
Güncel erişim için neyine giriş sayfasını ziyaret edebilirsiniz.