Grand Kartal Otel’deki yangın faciasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının adalet talebiyle Bolu Kartalkaya’dan Ankara’ya başlattığı yürüyüş altıncı gününde sürüyor. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, yürüyüşe destek verdi.
Kahramankazan’dan aileler ile yürüyen Emir, yaptığı açıklamada yürüyüşün sadece adalet için değil, insanlık için olduğunu söyledi. Emir, “Bu yürüyüşü bilmeyen, duymayan, desteklemeyen insanlığını da kaybeder. Ülkemizde her gün, her dakika birçok hukuksuzluğa, adaletsizliğe tanık oluyoruz. Ama Kartalkaya yangınının nasıl olduğuna, nasıl önlenmediğine, ihmaller zincirine, kasten adam öldürmeye varabilecek o görevlilerin vurdumduymazlığına, sonrasında bakanlığın kendisini aklamak için her türlü hukuksuzluğun peşinde koşmasına baktığınızda aslında bunun yürekleri parçalayan bir cinayet olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu nedenle bu hukuk mücadelesi, adalet mücadelesi, aynı zamanda bir insanlık mücadelesi ve Türkiye’nin turnusoludur. Bu mücadeleyi görmezden gelen insanlığını da kaybeder” diye konuştu.
BAKAN ERSOY’A TEPKİ GÖSTERDİ
Facianın hemen ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sorumluluktan kaçmaya çalıştığını, ailelerin mücadelesiyle bazı bürokratların yargılanmasına izin verildiğini söyleyen Emir, “Mahkeme bu bürokratlara adli kontrol şartı koydu. ‘Bu bürokratlar yargılansın’ dedi. Mehmet Nuri Ersoy kamuoyuna çıkıp ‘ben bürokratlarımın yargılanmasının önünü açtım diyor’ ama bürokratlarını korumak için bir yıl direndi. İki kere başvuruya ‘hayır bürokratlarımı yargılamayın’ dedi. Çünkü o da biliyordu ki bürokratlar yargılanınca sıra kendisine gelecek. Ve sonrasında Danıştay kararı ile dava açılması gerekirken, adli tedbir kararı konmuşken o bürokratlar hakkında hiçbir işlem yapmadı” değerlendirmesinde bulundu.

“BÜROKRATLARIN DELİLLERİ SAKLAYABİLECEK GÜÇLERİ VAR”
Bürokrakların konumu gereği davaya etki edebilme güçleri olduğunu ifade eden Emir, şunları kaydetti:
“O bürokratlar şu anda delilleri kontrol ediyorlar. Dosyaların başındalar. Herkese etki edebilecek konumdalar. Adil yargılanmayı etkileyebilecek bir pozisyondalar. Delilleri saklayabilecek güçleri var hala. Ve bu kişiler görevlerini yapmaya devam ettikleri gibi o ETS’den getirip bürokrat yaptığı Neşe Çıldık’ı da yurt dışına çıkabilsin diye yine bir hukuksuzlukla adli kontrol talebini kaldırmaya kalktılar. Bu denli yargıdan korkan, bu denli suçunu bilen, suçunu bastırmak için yargıya her türlü baskın yapan, her türlü hukuksuzluğu yapan ve bu nedenle de bu mağdur insanları yollara düşüren bir anlayış var. İşte biz bu nedenle bu yüzsüzlüğü, bu hukuk tanımazlığı, bu vicdansızlığı teşhir etmek üzere ve bu ailelerin adalet talebini yükseltmek ve destek olmak üzere buradayız.
Yanlarındayız. Onların hukuk mücadelesi ne kadar sürerse biz o kadar onlarla birlikte olmaya devam edeceğiz. Hiçbir bakanlık yetkilisinin başta bakan olmak üzere yargılanmadığı, Çalışma Bakanlığı’ndan hala soruşturulsunlar izninin gelmediği, bahanelerle olayın üstünden yıllar geçmiş olmasına rağmen hala üst düzey görevliler hakkında tek bir dava açılmamış olması bu ülken açısından yüz karasıdır. Ve yüz karasını temizlemek maalesef mağdur ailelerine düşmüştür ama eninde sonunda adalet kazanacak, eninde sonunda bu yüzsüzlüğe, hukuksuzluğa, vicdansızlığa dur diyeceğiz.”

